MESİR MACUNU

Yazar: Admin 04/06/2019 0 Adet Yorum Yapıldı Mesir Macunu,

Mesir Macunu; Mutasavvıf Hekim Merkez Efendi tarafından bulunmuştur. Merkez Efendi -asıl adı Muslihiddin Efendi 15 yüzyılın ikinci yarısında, 1460 yılında Denizli’nin Buldan ilçesine bağlı Sarımahmutlu köyünde doğmuştur. Ailesinin Selçuklu Germiyanoğulları’nın bir koluna bağlı olduğu tahmin ediliyor. Öğrenimi için babasının yakın dostu olan zamanın ünlü bilginlerinden Hızır Ahmet Paşa’nın yanına Bursa’ya gitmiştir. Daha sonra hocası tarafından zamanının en ideal üniversitesi olan İstanbul Fatih Medresesi’ne kayıt yaptırır.

 

1520 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi, Yavuz Sultan Selim’in eşi Ayşe Hafza Sultan, eşinin ölümünden sonra oğlu Kanuni Sultan Süleyman’ı Manisa Valiliğinden alarak İmparatorluğun başına getirir. Kendisi de Manisa’da kalır ve kendi adına inşa edilen Külliye inşaatı ile ilgilenir.

 

Hafza Sultanın isteği, titizlikle inşa edilen bu ilim, kültür ve sosyal kurumun başına otoriter, konusunda bildiği, uzman bir kişiyi getirmektir ve sonunda Merkez Efendi Manisa’ya tayin edilir. 1523 yılında başına geçtiği Sultan Camii ve Külliyesi; Sultan Cami, medrese, Sıbyan mektebi, imarethane ve hamamdan oluşmaktadır. Merkez Efendi Manisa’ya yerleştikten kısa bir süre sonra halkın sorunları ile yakından ilgilenmeye başlar. Hasta olanlar için çeşitli otlardan ilaçlar yaparak onları iyileştirir. Bu çalışmalar üzerine imarethanenin bir kısmı Bimarhane’ye (Sağlık Bölümü ve Revir) dönüştürülür. Hastalar artık burada tedavi edilmeye başlar. Bir süre sonra burası yeterli gelmemeye başlar. Merkez Efendi’nin talebi üzerine saraydan ödenek gönderilerek 1526 yılında bugünkü yerinde Bimarhane’nin bir kısmı inşa edilir. Darüşşifa’nın açılmasından kısa bir süre sonra Manisa Valisi Şehzade Mustafa’ya Kanuni Sultan Süleyman tarafından acil bir mektup gelir. Ayşe Hafza Sultan’ın bir hastalığa yakalandığını ancak tüm doktorların çabasına rağmen iyi edilemediği yazılıdır.


Merkez Efendi’ye durumu bildirirler. Bunun üzerinde yoğun bir çalışmaya başlar. Sonunda 41 değişik baharattan ürettiği macunu, tarifi ile beraber saraya gönderir. Ayşe Hafza Sultan, üretilen bu macun ile sağlığına tekrar kavuşur. Bu macunun her yıl aynı dönemde üretilerek halka saçılmasını buyurur. Bunun üzerine her yıl 21 Mart “nevruz günü” 41 çeşit baharat karılarak hazırlanan mesir macunu halka dağıtılır. Bu olaydan sonra Merkez Efendi’nin ünü imparatorluk sınırlarını aşar. Macun’un halk arasında rağbet görmesi ve talebin büyük boyutlara ulaşmasıyla, zamanla talebin karşılanamaz hale gelmesi ve şikayetlerin artması nedeniyle Manisa’daki Sultan Camii kubbe ve minarelerinden halka saçılmasına karar verilir.

Mesir Macununun ününün giderek yaygınlaşması, bölge hatta ülke çapında talep edilir hale gelmesine paralel olarak halka saçım işi törenselleşmiş ve bir şenlik haline gelerek bugünlere kadar ulaşmıştır.

Günümüzde Nevruz günü, Sultan Külliyesinde düzenlenen Dua Töreni İle yapımına başlanan Mesir Macunu, Nisan ayında sosyal, kültürel, sportif çeşitli faaliyetlerle kutlanan Mesir Şenliklerinin Nisan ayının üçüncü ya da dördüncü Pazar gününe rastlayan saçım töreninde halka saçılmaktadır. Saçım Töreni gerek çeşitli rahatsızlıklarına şifa arayan gerekse de sadece izlemeye gelenler ile yerli yabancı turistler tarafından büyük rağbet görmektedir. Minare ve kubbelerden saçılan ve şifalı olduğuna inanılan mesir macununu kapabilmek için Türkiye’nin çeşitli illerinden Manisa’ya gelerek Sultan Meydanı’nda toplanırlar, ve saçılan mesirleri kapmaları ilginç görüntüler oluşturmaktadır.

 

Kesin olmamakla beraber ilk mesir macunu dağıtımının 1527-1528 yıllarına rastladığı sanılmaktadır. 1529 yılında Şeyhinin ölümü üzerine Merkez Efendi İstanbul’a giderek yerine geçmiş ve burada eğitim vermeye devam etmiştir.

 

Anadolu’da halen de kullanılmakta olan ve afrodizyak olduğuna inanılan yiyeceklerin başında Mesir Macunu geliyor. Uygarlıklar beşiği Anadolu’nun en eski tarihî kentlerinden olan Manisa, aynı zamanda kaynağını tarihten alan köklü bir geleneğe “Mesir” geleneğine sahiptir. Yaklaşık 500 yıldır devam eden bu güzel gelenek, şehirde değişik anlamlı bir yardımlaşma ve bayram havasına sebep olmaktadır. Önceleri tedavi edici özelliklerinden dolayı, sonraları gelenek olarak halka saçılan “Mesir Macunu”nun ortaya çıkışı hakkında çeşitli söylenceler vardır.

 

Mesir’in hem erkeklere hem de kadınlara iyi geldiğine dair inanışlar bulunmaktadır. Mesir Macunu için, Manisa’da bulunan Celal Bayar Üniversitesi’nin bilimsel görüşlerine göre: Mesir, dilimizde “gezilecek yer, gezi yeri” anlamına gelmektedir. Anadolu ve Ön Asya’nın çok eski bir geleneğinden gelen Mesir’in 5000 yıl öncesinde bile örneklerine rastlamak mümkün. Genel Tıp kitaplarının bir kısmında mesire benzeyen bir macunun Sümerliler zamanında kullanıldığını yazmaktadırlar. İlk defa Sümerliler, ünlü şehirlerinden biri olan Nippur’da ana maddesi İsin olan bir otla çeşitli baharatları kaynatarak bir macun elde edip bunu altın kapta saklayarak ilkbahar aylarının başlangıçlarında hastalara ikram ederlermiş. Aynı şekilde hazırlanmış çeşitli macunların dertlere şifa olması amacıyla Ön Asya ve Anadolu medeniyetlerinde dağıtıldığı, kaynaklarda belirtilmektedir.

Etiketler: mesir macunu

Yorum Yap